Başta Hatice Mutlu ve Sumru Tamer ile beraber planladığımız faaliyet, Hatice’nin talihsiz bir Ballıkayalar kazası sonucu ayağını çatlatması sonucunda, sevgili partnerimin eksikliğiyle gerçekleşti. Ondan kalan yeri ise Bora aldı.
Rauf’u dağa gitmek için ikna ettikten sonra rotamıza karar verdik: Sokullupınarda ilk kamp,Kayacık Başında yapılacak bivak, Emler Batı Sırtı, Çelikbuyduranda yapılacak olan ikinci bivak ve ardından da Kızılkayayı deneyip kamp yerine geri dönüş. Biletlerimizi ayın 13 ü için, akşam saat 22:00’da çıkmak üzere aldık.
İşim gereği çarşamba akşamından beri Eskişehir’deydim. Patronumla beraber Eti’nin fabrikasındaki yazılımları güncellemeye gelmiştik. Cuma günü mesai bitiminde bilgisayar çantamı, kamp çantamı ve Eti’nin bize hediye ettiği abur cuburları alarak, Organize Sanayi Bölgesi’nden özel bir araçla Eskişehir Otobüs Terminaline vardım.
Saat 03:30-04:00 sularında otobüsten indik. Sayımın ardından kısa bir yürüyüşle kamp atacağımız yere varıp çadırlarımı kurduk. Sabah ezanı okunurken bizde uykuya dalıyorduk. Sabah 08:30 dolaylarında uyanıp kahvaltılarımızı yaptıktan sonra 10:30 da tek sıraya geçtik ve sayım yapıldıktan sonra açılan rotalara doğru yürüdük.
Başta Hatice Mutlu ve Sumru Tamer ile beraber planladığımız faaliyet, Hatice’nin talihsiz bir Ballıkayalar kazası sonucu ayağını çatlatması sonucunda, sevgili partnerimin eksikliğiyle gerçekleşti. Ondan kalan yeri ise Bora aldı.
Öğretici Bir Başarısızlığın Öyküsü – Lahitkaya Kuzey Duvarı Mix Tırmanışı

Rauf’u dağa gitmek için ikna ettikten sonra rotamıza karar verdik: Sokullupınarda ilk kamp,Kayacık Başında yapılacak bivak, Emler Batı Sırtı, Çelikbuyduranda yapılacak olan ikinci bivak ve ardından da Kızılkayayı deneyip kamp yerine geri dönüş. Biletlerimizi ayın 13 ü için, akşam saat 22:00’da çıkmak üzere aldık.

İstanbul’dan yola çıkacak arkadaşlarla Cuma akşamı Harem otogarında buluştuk. Büyük bir çoğunluk 21:30 otobüsüyle yola çıktı. Ancak ben ve çadır arkadaşım Doğukan biletleri ayrı aldığımız için bizim otobüs (20 dakika rötarıyla beraber) 22:20’de kalktı.

Garın yakınında bir lokantada ekibin geri kalanıyla buluştuktan sonra minibüs’le Çamardı sapağına, oradan da traktörle Sokullupınar’a vardık. Fazlalıkları oradaki yörük çadırlarında çıkarıp traktöre emanet ettik. 14:37’de yürüyüşümüz başladı

İşim gereği çarşamba akşamından beri Eskişehir’deydim. Patronumla beraber Eti’nin fabrikasındaki yazılımları güncellemeye gelmiştik. Cuma günü mesai bitiminde bilgisayar çantamı, kamp çantamı ve Eti’nin bize hediye ettiği abur cuburları alarak, Organize Sanayi Bölgesi’nden özel bir araçla Eskişehir Otobüs Terminaline vardım.

Saat 03:30-04:00 sularında otobüsten indik. Sayımın ardından kısa bir yürüyüşle kamp atacağımız yere varıp çadırlarımı kurduk. Sabah ezanı okunurken bizde uykuya dalıyorduk. Sabah 08:30 dolaylarında uyanıp kahvaltılarımızı yaptıktan sonra 10:30 da tek sıraya geçtik ve sayım yapıldıktan sonra açılan rotalara doğru yürüdük.

Güney Koreli bayan dağcı Oh Eun-Sun 8091m’lik Annapurna çıkışını da yaparak, dünyada 14 sekizbinlikleri tamamlayan ilk bayan dağcı oldu. Her ne kadar kendisinin mayıs 2009′da Kangçenjunga tırmanışında zirvede çektiğini söylediği resim tartışmalı olarak kabul edilse de, tartışmanın destekleyicilerinden birinin de ispanyol bayan dağcı Edurne Pasaban olması düşündürücü.

Ekip, Sercan’ın Avcı Veli Beli’nde uçurduğu tulumunu ararken kendisine eşlik etmek ve o çevrede kolay bir zirve (Alaca) yapmak üzere ani bir kararla Aladağlar’a gitmek üzere toplandı. Plan çadırsız, planlı bivakla, hafif ve hızlı olarak yükselmek üzerine kuruluydu. Cuma akşam günlük çantamı, bilgisayarımı ve gündelik boş yaşama dair üzerimde ne varsa hepsini kulüp odasına bırakıp daha önceden hazırladığım çantamı aldım. 20:00’de kulüp odasından yola çıkıp Aydoğanlar’ın yazıhanesine vardık. 8:00 gibi Niğde’de indik.
Bütün yazıhaneleri dolaşıp Ankara’ya bilet bulamayınca moralim epey bozulmuştu. Hani doğru düzgün firmaları bırak, en kötü firmalar da yüzüme bile bakmadan bana sadece “Yok!” deyip maçı seyretmeye devam ediyorlardı. Acaba bu faaliyet benim için tembelliğim yüzünden ve bir Ankara bileti uğruna yok mu olacaktı… En son Nilüfer’de kalmış tek kişilik bir bayan yeri bulunca bir kez daha dört ayağımın üstüne düştüğümü hissettim ve mutlu mutlu evin yolunu tuttum.